Tek Kelimeyle Bir Başyapıt: DAREDEVIL 3. SEZON

Netflix’in başyapıtlarından, biz LafAlem’in ise göz bebeği dizi Daredevil, 19 Ekim sevenlerinin beğenisine sunuldu. Her biri birbirinden soluksuz izlediğimiz 13 bölümüyle de Hell’s Kitchen’ın Şeytanı bir kez daha gönlümüzü fethetti. Yeri geldiğinde yemeyi, yeri geldiğinde ise Pazar Sinema Kulübünü yazmayı bizlere unutturan 3. sezonuyla diziyi sizler için erkenden izledik ve kaleme aldık. İşte karşınızda spoilerdan arınmış, ötesi berisiyle Daredevil.

 

 

Defenders’ın günahı sevabı bir tarafa bizim için tek önemi, Matt Murdock tüm hikayenin sonunda bitap bir halde Saint Agnes Yetimhanesine dönmüştü. Daredevil’in yeni sezonu da tam bu noktada başlıyor. Kimi kemikleri kırılmış, vücudu yara bere içinde Matt, Rahibe Maggie ve Peder Lantom’ın yardımıyla iyileşme sürecinde. Tam burada sizleri uyarmam gerek, gözünüz korkmasın. Zira bölüm boyu yatalak Matt izleyip, sıkılacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tam aksine kendisi, birinci bölümden maskesini giyip adam dövmenin peşinde. İlk bölümden son bölüme, diziye yüksek bir tempo hakim. Aksiyon ve gerilim, karakterlerin geçmişlerinden bahsedildiği veya olayların iç yüzünün aktarıldığı sayılı sahne hariç, Daredevil’dan hiç eksik olmuyor. Bu durum izleyiciye takibini bırakamayacakları akıcı bir hikaye sunuyor.

 

Tabii bu akıcılığın en önemli sebeplerinden biri, Daredevil külliyatındaki en güzel hikayelerden ‘Born Again’in sezon boyu işlenmiş olması. Daredevil kostümünü gömen ve Tanrıya olan inancını kaybetmiş Matt, hem mecazen hem de gerçekten yeniden doğuyor bu sezon. Ortadan kaybolan kahramanımız; işinden, dairesinden kısacası tüm hayatından uzaklaşmak zorunda kalıyor. Yine de her ne kadar arkadaşlarından kendisini dışlamış olsa da bu durum Foggy ve Karen’ın tehdit edilmesine engel olamıyor. Kingpin’in gizli kimliğini öğrenmesiyle, tüm tanıdıklarını birer birer tehdit etmesi bardağı taşıran son damla oluyor. Önceki sezonlara benzemeyen, amanı olmayan bir Hell’s Kitchen Şeytanını izlemeye hazır olun.

 

Şeytanın açığa çıkmasındaki en büyük sebep ise tahmin edebileceğiniz üzere Wilson Fisk. O ilk sezonda sevdiğiniz, gücüne aşık olduğunuz Fisk öyle böyle geri dönmüyor. İçeride ilmek ilmek kurduğu intikam planını, hapishaneden çıkar çıkmaz işlemeye başlıyor. Tüm New York’un iplerini eline geçiren Kingpin, kahramanlarımızın ne yaparsa yapsın daima birkaç adım ilerisinde onları izliyor. Beyaz takımı ve tüm haşmetiyle hikayenin en can alıcı noktası Wilson Fisk, seyirciyi adeta büyülüyor. Tabii burada Vincent D’Onofrio’ya da bir parantez açmak gerek. Sezon boyu harika bir performans sergilemiş, kendisine hayran kalmamak elde değil. Tüm Marvel yapımlarını hesaba katarak, rahatlıkla diyebilirim ki en iyi ‘villian’ performanslarından birini izlemeye hazır olun.

 

Sezon boyu, Matt Murdock ve Wilson Fisk’in planlarını teker teker ortaya koyup, birbirlerini alt etmeye çalışmaları oldukça zevkli, kabul. Fakat Daredevil’ın en çok sevdiğimiz, o izlemekten keyif aldığımız detayı kesinlikle meşhur ‘koridor dövüşü’ sahneleri. Netflix, üçüncü sezonda da bizi bundan mahrum bırakmamış. Matt yine uzun bir tek çekimde insanları pata küte dövüyor. Üstelik bu sefer sadece koridorda da değil, karanlık bir otoparkta, arka sokaktaki depoda, mekan zaman ayırt etmeksizin dövüyor. Charlie Cox’un oyunculuğuyla adeta şov yaptığı bu dövüşler, Daredevil’a aşık olmak için başka bir sebep. Açıkçası oyunculuklardan bahsetmişken sadece Vincent D’onofrio’dan ya da Charlie Cox’tan konuşmak, kalan ekibe haksızlık olacak. Deborah Ann Woll ve Elden Henson gibi dizinin gediklilerinden, tek görevi dayak yemek olan figürana kadar herkes kendini işine adamış. Sonucunda da bu başarılı üçüncü ortaya sezon çıkmış.

 

Sonuç olarak hikayesinden bahsedip tadını kaçırmamak için çok uğraştım Daredevil’ın üçüncü sezonunu çok beğendim. Genel bir değerlendirme yapacak olursam; kanaatimce ikinci sezon güzel, ilk sezon ise başyapıttı. Son 13 bölüm ise kalite konusunda ilk sezonun etrafında dolaşıyor. Dizi oldukça akıcı, izleyiciyi sıkmayan bir hikayeye sahip. Wilson Fisk ekranların en ihtişamlı kötülerinden biri ve onu tüm varı yoğuyla Matt ile mücadele ederken izlemek büyük bir keyif. Kısacası aklında kuşku olan tüm okurlara gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Daredevil 3. Sezonunu kesinlikle kaçırmayın. Marvel’ın televizyon işlerinden sorumlu ismi Jeph Loeb, altı sezon planladıklarını söylemişti. Umarım daha çokça sezon Hell’s Kitchen’ın Şeytanını seyretme şansını yakalarız. Şahsımca televizyonun son yıllarındaki sayılı yapıtlarından Daredevil, bu seferde beni hayal kırıklığına uğratmadı. Hadi gidin diziyi izleyin. Pişman olmayacaksınız.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/10/DD322.png);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}