Röntgencilik de Son Durak: DO NOT FEED THE MONKEYS

Farkında mısınız LafAlem okuyucuları, 2018 yılı oyun severler için oldukça bereketli bir sene oldu. Ocak ayından beridir, bilgisayar ve özellikle de konsola çıkan yapımları şöyle bir düşününce, 2018 şimdiden efsane seneler arasına girdi diyebiliriz. God of War, Spiderman, Detroit Become Human ve son olarak Red Dead Redemption derken yıl içerisinde en çok konsolcuların yüzü güldü. Ubisoft’un Odyssey ile Assasin’s Creed serisine yeni bir soluk getirmesi, Bethesda’nın Fallout 76 hamlesiyle Wasteland’de dostlarla mangal keyfi sunması, Battlefield V, Tomb Raider, Far Cry derken iyi kötü, pek çok tanıdık projeyle tekrardan buluştuk.

 

Açıkçası indie oyunların ise sene içerisinde tüm bu ‘büyük’ yapımlardan aşağı kalır yanları yoktu. Senaryosuyla şahsımın gönlümü fetheden Frostpunk, özellikle strateji oyunlarından vazgeçemeyenlere eşsiz bir deneyim yaşattı. Dahasında We Happy Few, Welcome to the Game 2 ve Thief Simulator gibi eğlenceli yapımlar çoktandır kütüphanelerdeki yerini kazandı. Bugün burada konuşacağımız oyun ise en az yukarıda tüm saydıklarımız kadar keyifli yapım olarak dikkatleri çekiyor. Yılın bitimine günler kala, sürpriz yumurta gibi ortaya çıkıp bir anda bizi kendine sevdiren Do Not Feed The Monkeys’i, gelin biraz da biz laflayalım.

 

 

Do Not Feed The Monkeys’de başlıca görevimiz, kameralar ile insanları izleyip, ilgili kişilere raporlar sunmak. Alawar Entertainment’ın diğer oyunu Beholder’ı oynamış olanlar zaten bu duruma aşinadır. Fakat bu sefer totalitarist bir devlet için değil de, ‘Primat Gözlem Kulübü’ için çalışıyoruz. Kulübün üyelik sözleşmesini okuyup, şartları kabul ettikten sonra karakterimizin bilgisayarına MokeyApp 2.0 adında bir uygulama yükleniyor ve biz de kolları sıvayıp, röntgenciliğe girişiyoruz.

 

Uygulamaya ilk girişinizde sizi dört adet ekran bekliyor. Her bir ekranda yerini bilmediğimiz, kulübün verdiği adla, kafeslerde konumlanmış kameralardan gelen görüntüler var. İşimiz sabah akşam bu kafesleri gözleri gözleyerek, burada yaşayan ‘maymunlar’ hakkında bilgiler toplamak. Burada edinebileceğimiz en kilit bilgi maymunun kim olduğu. Bunun için gözlemlerden elde edindiğimiz anahtar kelimeleri internette araştırarak bir sonuca varmamız mümkün. Kişinin kimliği ile birlikte; evinin adresi, telefon numarası, mail adresi, çalıştığı şirket ve bunun gibi birçok detayı da yeri geldiğinde öğrenmemiz gerekiyor.

 

Zaman geçtikçe Primat Gözlem Kulübü size mail atıp, seçtikleri kafesle ilgili bir soru soruyorlar. En basitinden “5 numaralı kafeste yaşayan maymunun adı nedir?” gibi bir soruyu cevaplamanız gerekiyor. Siz ise daha önceden topladığınız anahtar kelimleri de kullanarak bu soruyu cevaplıyorsunuz. Oyun başında cevapları elde etmek elbette daha kolay oluyor, fakat siz seviye atladıkça ve gözlemeniz gereken kafes sayısı çoğaldıkça işler biraz zorlaşıyor. Dahasında bazı kafeslerde olaylar anlık yaşanıyor ve o anı yakalamak için bazen 24 saat ekran başında kalmanız gerekiyor.

 

 

Tüm günü ekran başında geçirmek ise oldukça zor çünkü karakterinizin uykuya ve yemeğe ihtiyacı var. Uzun süre uykudan ve yemekten kaçınmak sağlığınıza iyi gelmeyecektir ve unutmayın ki Primat Gözlem Kulübü sağlıksız üyeleri barındırmak istemez. Doğal olarak yiyecek satın almak almak ve bunun yanında evinizin kirasını ödemek için para gerekiyor. Ayrıca kabul ettiğiniz üyelik koşulunca belli bir sürede seviye atlamanız lazım. Bir sonraki seviyeye geçiş ise ancak yeni kameralar satın alarak mümkün. Sonuçta siz kulübü gönüllü bir üyesisiniz ve hayatınıza devam edebilmek için para kazanmanız gerekiyor. Bu yüzden günlük bir kaç saatlik işlerde çalışarak geçiminizi sağlamalısınız.

 

Tabii ki kulüp, sorulan soruları doğru cevaplarsanız sizi ödüllendiriyor. Fakat çoğu zaman ödüllerin miktarı size yetmeyecektir. Bilgisayarın başından kalkıp, günlük işlerde koşuşturmaktan da hoşlanmıyorsanız, geriye para kazanmak için bir yol kalıyor: Maymunları beslemek. Her şeyden önce belirtmeliyim ki maymunları beslemek Primat Gözlem Kulübünce yasak. Dolayısıyla kafesteki insanlar ile iletişime geçerken dikkatli olmalısınız. 24 saat izlediğiniz bazı maymunların, uygun olmayan davranışlar yaptıklarına tanık oluyorsunuz. Ayrıca araştırmalar sonucu bazı maymunların geçmişlerinde karanlık işlere bulaştıklarını fark ediyorsunuz. Bu durumda onlara biraz şantaj uygulayarak para koparmanız mümkün. Hatta magazin değeri yüksek görüntüler kaydedip medya ile paylaşırsanız daha çok kazanırsınız. Dahası maymunlarınız ile oyun oynayıp, hayatlarının mahvoluşunu izleyerek tatmin olmak da diğer bir seçenek. Bunu biraz açmak gerekirse, alkolik geçmişini artık bir kenarda bıraktığını düşünen maymunun evine güzel bir şişe içki göndererek, günbegün çöküşünü gözlemleyebilirsiniz.

 

 

Primat Gözlem Kulübünün en önemli kuralını iyilikler için de çiğneyebilirsiniz. Eğer gözleminiz güçlü ise ve haberleri de doğru takip edersiniz, hırsızlıkları önler veya birini ölümden kurtarabilirsiniz. Açıkçası bunu yapmayı kim ister bilmiyorum ama uzaylı bir simbiyotiğin dünyayı ele geçirmesini engellemeniz bile mümkün. Kısacası Do Not Feed The Monkeys’i ben çok beğendim. Beholder da olduğu gibi  insanların hayatlarını kararttığımız oyunları oldukça keyifli buluyorum. İçimizde bastırdığımız o ‘pislik’ karakteri kusmamızı sağlayan bu oyunu kaçırmamanızı tavsiye ederim. Özellikle oldukça uygun fiyatı da düşünülünce Do Not Feed The Monkeys, kütüphanenizdeki yeri hak ediyor. Fictiorama Studios ve BadLand Games’in ortaya koyduğu bu oyun LafAlem’in kesin tavsiyesidir. Unutmayın insanlar gizliliğe sahip olduklarını düşünüyorlar, öyle düşünmeye devam etmeliler. İyi günler.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/11/DNFTM1.png);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}