PAZAR SİNEMA KULÜBÜ #19

Pazar Sinema Kulübü, televizyonların salonlarımızı işgal etmeye başladığı yıllarda haftasonlarının baş tacı programlarındandı. Birçok yıldız ismin rol aldığı yapımlar ile Pazar Sineması efsanesi sayesinde tanıştık. Ülkemize dünya sinemasını sevdiren film serisi LafAlem ile geri dönüyor. Yıllanmış ama yıllandıkça da seyir keyfi artmış filmleri her Pazar sizlerle buluşturuyoruz.

 

FARGO

 

Dünyanı en düzenli yazı dizisi olmayan Pazar Sinema Kulübü ile tekrardan karşınızdayız. Birbirinden çok sevdiğimiz filmleri sizlerle buluşturduğumuz bu dizide, küçük bir aranın ardından sizlerle olmak harika. İyiden iyiye soğuyan havayı da göz önünde bulundurarak, kara kışın yaşandığı bir filmi ele aldık. North Dakota’da, soğuğun ortasında işlenen bir dizi cinayetin konu edinildiği Fargo, bu pazar LafAlem’in siz okuyucularımıza bu pazarki film tavsiyemiz.

 

 

Fargo’da tüm hikaye, kayın pederinin araba tamir/satış mağazasında satış müdürü olarak çalışan Jerry Lundegard, pek çok kişi gibi paraya ihtiyaç duymaktadır. Müdürlükten, ve müdürlüğün sağladığı alengirli işlerden, yeteri kadar para kazanamayan Jerry, kayın pederini otopark işine de ikna edemeyince para kazanmak için başka planların peşine düşer. Pek tekin adamlar olmayan Carl Showalter ve Gaear Grimsrud ile görüşüp planını anlatmaya başlar. Plana göre bu ikili karısı Jean’i kaçırıp sözde fidye isteyecektir. Jerry de kayın pederi Wade Gustafson’a gidip, kızının kaçırıldığını anlatıp seksen bin dolar fidye istediklerini söyleyecektir. Tabii burada Jerry’nin suçlu ikiliden sakladığı asıl amacı, Wade’den fidye parası olarak bir milyon dolar alıp, kalan parayı kendine saklamaktır.

 

Jerry zengin olmanın hayallerini kurarken, gündüz vakti Carl ve Gaear evlerine gelip Jean’i kaçırır. Baş karaktetimiz ise Wade’e olanları anlatıp, hırsızların fidye istediğini ve polise gidemeyeceklerini de söyler. Aslında Jerry’nin planı oldukça yüzeyseldir ve açık vermeye de oldukça müsaittir. Nitekim öyle olur ve ikili suçlumuz, arka koltukta Jean bağlı yatarken polis çevirmesine takılır. Hal böyleyken otoyolda bir dizi cinayet yaşanır ve işler çığırından çıkmaya başlar.

 

 

Yedi aylık hamile olan polis memuru Marge Gunderson, sabaha karşı uykusundan uyandırılarak olay mahalline çağrılır. Gece yarısı işlenen cinayetlerin arkasındaki sır perdesini çözmeye girişen Memur Marge, şüpheli aracın izinden Jerry’e ulaşır. Jerry ise tüm planın kontrolünü çoktan kaybetmiştir. Karısını kaçıran ikiliye ulaşamayan kahramanımız, Wade’in fidyeyi kendi elleriyle teslim etmek istemesine ise engel olamamaktadır. Halihazırda maliyenin kıskacında olan Jerry Lundegard’ın şüpheli tavırları Marge’ın dikkatini çeker. Oldukça basit olarak adlandırdığı kaçırmanın, çok bilinmeyenli karmaşık bir denklem haline gelmesiyle de filmde gerilim had safhaya ulaşır.

 

İşlenen cinayetleri hikaye edinen Fargo’yu konuşurken oyunculuklardan bahsetmemek hata olurdu. Daha sonraları ‘Shameless’ dizisinde Frank Gallagher rolüyle kendisine hayran kitlesi edinen William Hall Macy, filmde Jerry rolüyle karşımıza çıkıyor. İzlerken bir yerden sonra ezikliğinden başınız ağrıyacağı Jerry Lundegard, film merkezinde yer alan karakter. William Macy ise rolde elinden geleni yapmış diyebiliriz. Filmin öne çıkan diğer isimleri arasında suçlu ikiliyi sayabiliriz. Steve Buscemi, Carl Showalter karakteriyle ikilinin mizah yükünü taşıyan isim. Peter Stormare ise Gaear rolünde partnerine göre daha başarılı ve kendine has bir iş ortaya çıkarmış. Filmin şiddet odağını oluşturan Stormare, soğuk ve duygusuz bir suçluyu oynarken filmin havasına hakim olan isim.

 

 

Fakat oyuncu kadrosunda yer alan ve bunca ismin arasında değerli bir taş misali parlayan oyuncu hiç kuşkusuz Frances McDormand. Kendisinin mükemmel bir oyuncu olduğu su götürmez bir gerçek. Fargo’da da ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu izleyenlere gösteriyor. Marge Gunderson karakteri zeki ve inatçı bir isim. Bu özellikleriyle dahi McDormand’a çok yakışan bir rol. Ayrıca Marge’ın hamile oluşu, benzer polisiye – cinayet filmlerinde pek görmediğimiz bir durum. Özetle McDormand ve Marge birlikte filmin en dikkat çeken unsurunu oluşturuyorlar.

 

Zaten bunu Coen kardeşlerin hikayelerine sıkça serpiştirdiği yan karakterler ile olan diyaloglarından da anlayabiliriz. Abi kardeş filmlerinde, olaylardan bağımsız, oldukça enteresan ve bir o kadar keyifli yan karakterleri kullanmayı çok seviyor. Filmin merkezine koydukları ismi ise bu karakterler ile ilişkiye sokarak hem hikayenin akışını sağlayıp hem de filmlerine hakim olan kara mizahı oluşturuyor. Fargo’nun merkezinde ise Frances McDormand yer alıyor. Yıldız oyuncunun üstün performansı da bu yüzden filmi yukarılara çekmiş.

 

Beyazın ortasında işlenen cinayetlerin konu edinildiği Fargo, bu haftaki Pazar Sinema Kulübü üyesi filmimiz. Coen kardeşlerin yazıp yönettiği ve Frances McDarmond’un parladığı bu filmi kesinlikle izleyin. Ötesinde aynı hikayenin konu edinildiği ve aynı isimli Fargo dizisinin ilk sezonunu da izlemenizi şiddetle öneririz. Billy Bob Thorton’ın şov yaptığı ve Martin Freeman ile Allison Tolman’ın ona eşlik ettiği diziyi beğeneceğinizden eminiz. Her pazar yeni bir film önerisiyle karşınızda olmak istediğimiz Pazar Sinema Kulübünden bugünlük bu kadar. Haftaya görüşmek üzere LafAlem okuyucuları, iyi pazarlar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/11/PSK193.jpg);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}