PAZAR SİNEMA KULÜBÜ #15

 


Pazar Sinema Kulübü, televizyonların salonlarımızı işgal etmeye başladığı yıllarda haftasonlarının baş tacı programlarındandı. Birçok yıldız ismin rol aldığı yapımlar ile Pazar Sineması efsanesi sayesinde tanıştık. Ülkemize dünya sinemasını sevdiren film serisi LafAlem ile geri dönüyor. Yıllanmış ama yıllandıkça da seyir keyfi artmış filmleri her Pazar sizlerle buluşturuyoruz.

 

PERFECT BLUE

Her yedinci günün şafağında, izleyecek film bulamayanlara bir güneş misali doğan Pazar Sinema Kulübü ile tekrardan sizlerle birlikteyiz. Yazı dizimizin on beşinci sayısında, Yoshikazu Takeuchi’nin ‘Pâfekuto Burû’ adlı hentaisinden uyarlanan Perfect Blue’yu inceliyoruz. Seksen dakika boyunca gerilimin eksik olmadığı bu yapım, özellikle ‘slime’ kaplı sinemalarda aradığını bulamamış okurlarımıza bu haftaki film önerimizdir.

 

Perfect Blue’da tüm hikaye, CHAM adlı müzik grubunun konseriyle başlıyor. Ülkenin en ünlüsü olmasa da sevilen pop gruplarından olan CHAM’in bu konserini özel yapan ise grubun en sevilen solisti Mima Kirigoe’nin son kez sahneye çıkacak olması. Mima’nın arkadaşları Rei ve Yukiko’dan ayrılmasındaki tek sebep ise hayatına bir oyuncu olarak devam etmek istemesidir. Menajeri ile birlikte yaptığı kariyer planlamasında, pop idolü olarak kalmanın uzun vadede bir getirisi olmadığına karar verir. Polisiye dizisinde alacağı üç bölümlük küçük bir rolle şarkıcılıktan oyunculuğa ilk adımını atar.

 

 

Tabii bu ani kariyer değişikliği birçok hayranını üzecektir. Onu sahnede görmeyi seven insanlar, oyunculukta başarılı olamayıp geri döneceğine inanmaktadır. Kimi hayranları ise üzüntüden çok kızgınlık duymaktadır, zira çok sevdikleri grup Mima yüzünden eksik kalmıştır. Hal böyleyken genç kız tehdit mesajları almaya başlar. Geri dönmesi için faksla tehdit edilen Mima, dizi setinde de ölümle korkutulur. Fakat Rei ve Yukiko’nun yeni şarkı çıkarmasına, Mima’nın dizideki ilk bölümünün yayınlanması eklenince insanlar durumu kabullenmiş gözükür.

 

Bir kişi hariç… Mima Kirigoe’nin CHAM’e geri dönmesini saplantı haline getirmiş bir hayran bulunmaktadır. Genç kız her ne kadar kim olduğunu bilmese de takip edildiğinin farkındadır. Dizi setinde rolünü oynarken ya da akşam evine dönerken biri daima onu izlemektedir. Ayrıca internette sitede yazanlar da onu hayrete düşürür. Ünlülerin kendi günlük hayatlarını yazdığı blog sitesinde birisi onun adına yazılar yazmaktadır. İşin hayrete düşüren kısmı yazanların hepsi doğrudur. Dün marketten hangi yoğurdu aldığına ya da balıklarının hangi saatte öldüğüne kadar sadece kendisinin bildiği ufak detaylar bile sitede yer almaktadır. Mima bu yazıların kimin yazdığının peşine düşer.

 

Fakat dertleri bunun sınırlı kalmayacaktır. Zira etrafındaki insanlar da bir bir zarar görmeye başlar. İnsanlar artık uğursuz olduğunu düşünmektedir. Sette çoğu çalışan, ondan uzak durmanın yolunu aramaya başlar. Dahası genç Mima da sette mutlu değildir. Bir yanı devamlı pop starı olduğu günleri özlemektedir. Sahne ışıkları ve kendi şovunun yıldızı olmak, tüm bunlar sadece iki sahnesinde görüldüğü bir dizide yer almaktan daha cezbedici gelmektedir. Büyük bir ilgi yoksunluğu yaşayan Mima da sonunda bunalıma girer.

 

 

Perfect Blue’da, depresyondaki kızın tüm anlattığımız sorunlarla boğuşmasına tanık oluyoruz. Zira Mima’nın başından dert pek de eksik olmuyor. Devamlı bir tehdit alan eski pop yıldızının, saplantılı hayranları da peşini kolay kolay bırakmıyor. Tüm bu hikayede 80 dakikalık bir gerilimi taşıyor. Tabii burada yönetmen Satoshi Kon’un hakkını devretmek lazım, zira film boyu gerilimin dozunu iyi ayarlamış. Yapımın genelinde yavaş yavaş tırmanan gerilim, sonunda sizi esir alıyor. Ayrıca yönetmen, görsellikte de Yoshikazu Takeuchi’nin kalemine saygı göstermiş. Romanında yer alan mekan ve karakter çizimlerine filmde çokça rastlıyor. Fakat hikayede farklılar mevcut. Buradaki en önemli sebep, Murai Sadayukinin senaryoyu düzenlemiş olması. Özellikle filmin sonundaki farkın en önemli sebebi, hikayenin elden geçmiş olması.

 

Tüm konuştuklarımızın ışığında, Perfect Blue Pazar Sinema Kulübünün bu haftaki üyesi. Özellikle ülkemizde de şan ve şöhretle baş edemeyip, kafayı sıyıran isimlerin konuşulduğu bugünlerde; daha da anlam kazanacağını düşündüğümüz bu yapımı kaçırmamanızı tavsiye ederiz. Hayatınızdaki tek gerilimin Perfect Blue olduğu bir gün diler, bir sonraki pazarlarda görüşmek üzere hoşçakalın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/10/PSK153.jpg);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}