PAZAR SİNEMA KULÜBÜ #13

Pazar Sinema Kulübü, televizyonların salonlarımızı işgal etmeye başladığı yıllarda haftasonlarının baş tacı programlarındandı. Birçok yıldız ismin rol aldığı yapımlar ile Pazar Sineması efsanesi sayesinde tanıştık. Ülkemize dünya sinemasını sevdiren film serisi LafAlem ile geri dönüyor. Yıllanmış ama yıllandıkça da seyir keyfi artmış filmleri her Pazar sizlerle buluşturuyoruz.

 

TWELVE MONKEYS

Ortadoğu ve Balkanların en çok okunan yazı dizisi Pazar Sinema Kulübü ile yeniden karşınızda olmanın mutluluğuyla, merhaba sayın okuyucular. Her hafta bir film tavsiyesi ile pazarlarınıza hoş bir detay bırakmak isteyen LafAlem’de bu hafta bir bilim kurgu yapımını konu edindik. Hikayesi ve oyunculuklarıyla izleyenlere kendini sevdirmeyi başaran, Terry Gilliam’ın 1995 yapımı Twelve Monkeys, bugünün siz okurlarımıza film tavsiyesidir.

 

 

Filmi tanıtmaya hikayesinden bahsederek başlarsak; bizim için artık geçmiş olan 1996 yılında dünyaya yayılan bir virüs medeniyetleri kırıp geçmiş, beş milyar insanın ölümüne sebep olmuştur. Hayatta kalmayı başaran bir grup insan ise yer altına yerleşmiş, temiz havadan ve gökyüzünden yoksun yaşamaktadır. 2035 yılına gelindiğinde, bilim insanları zamanda yolculuğun sırrını çözerler. Dünyayı yok eden virüsün bir biyolojik silah olduğuna inanan aynı bilim insanları, bu saldırının 12 Maymun adlı bir örgüt tarafından gerçekleştirildiğini dair ipuçlarına sahiptir.

 

Bilim insanları da tüm bu bilgilerin ışığında, hastalığın yayıldığı 1996 yılına ‘gönüllü’ mahkumları gönderip, dünyayı kurtarmayı planlıyor. Ceza indirimi karşılığında geçmişe gönderilen suçluların sonuncusu ise filmin ana karakteri James Cole oluyor. Fakat yanlış hesaplar sonucu Cole istenildiği gibi 1996 yılına değil de, hedeflenilen noktadan tam altı sene öncesine gönderilir. Burada kendisini etrafındaki insanlara, dünyayı kurtarmak üzere gelecekten gönderildiğine dair bir türlü inandıramayan kahramanımız, günün sonunda akıl hastanesine kapatılır.

 

 

Akıl hastanesinde geçirdiği günler sırasında Cole, Jeffrey Goines adında bir arkadaş edinir. Jeff, hastanedeki diğer hastalara nazaran daha aklı başında bir insandır. Kaçık görüntüsünün yanında, can alıcı konularda mantıklı yorumlar yapabilir. En önemli sorunu olan öfke problemi ise girdiği tartışmalarda kendini gösterip onu zor durumda bırakmaktadır. Yanı sıra Kathryn Railly ise hastanede görevli bir doktordur. James Cole, kendisinden sorumlu Kathryn’i anlattıkların doğru olduğuna inandırmaya çalışır. Hastaneden çıkıp, dünyayı kurtarmanın bir yolunu bulmalıdır.

 

Twelve Monkeys’te, Jeffrey ve Kathryn yardımıyla geleceği kurtarmaya çalışan James Cole karakteri, dönemin yıldız oyuncusu Bruce Willis tarafından canlandırılıyor. Usta aktör filmin en can alıcı detaylarından biri. Filmin nadir aksiyon sahnelerinde kendine yakışır şekilde rolünü oynuyor. Oyunculuğunun tavan yaptığı nokta ise Cole karakterinin kendiyle iç hesaplaşmalara girdiği sahneler. Film, olayların gerçekliğini sorgulamaya başladığında Bruce Willis’in gösterdiği performans takdir edilecek cinsten. Yine de filmde en başarılı aktörün kendisi olduğunu iddia etmek zor. Zira Brad Pitt, Jeffrey Goines rolünde adeta döktürmüş. Jest ve mimikleriyle beyaz perde tarihine mükemmel bir ‘deli’ karakter bırakan oyuncu, meğer bu rol için günlerce akıl hastanesinde yatıp kalkmış. Söz konusu adanmışlıkla da anlıyoruz ki bir Brad Pitt kolay yetişmiyor. Ayrıca Madeleine Stowe, her ne kadar baş roldeki iki aktör kadar olmasa, başarılı bir performans ile film renk katan diğer bir isim. Delilerin dünyasında akıl sağlığını korumaya çalışan Doktor Kathryn Railly’i canlandıran oyuncunun, özellikle filmin son yarım saatinde ön plana çıktığını söylemek yanlış olmaz.

 

 

Tüm bu hikaye ve oyunculukların yanı sıra yönetmen Terry Gilliam’a da haklı övgüsünü sunmak gerekir. Zaman yolculuğunu konu alan yapımların en büyük handikapları, yine zaman yolculuğu olmaktadır. Zamanda yapılan atlamalar, yapımların konu bütünlüğünü zora sokan maddelerden biridir. Yönetmen Terry Gilliam ise seyirciye tüm bu zamanda yolculuk olayını basitçe aktarmayı başarmış. Karakterin birkaç kez zamanda atlayış yapmasına rağmen filmin akışı sıkıntıya girmiyor. Twelve Monkeys genelinde takibi kolay bir hikayeye sahip. Diğer takdiri hak eden ayrıntı ise neredeyse sıfır efekt ile başarılı bir bilim kurgu filmi ortaya koyulmuş olması. Özellikle 2035 yılının dünyası tasvir edilirken herhangi bir efekt kullanılmadan bu kadar başarılı bir distopyanın ortaya çıkması, yönetmen Terry Gilliam’ın başarısını bir kez daha ortaya koyuyor. Günümüzde, görsel efektlerin şelale gibi akmasına rağmen bu kadar başarılı tasvirlerin elde edilemediği yapımlar mevcut.

 

Tüm bu konuştuklarımızın sonucunda Chris Maker’ın 1962 yapımı kısa filmi La Jetée’den esinlenerek çekilen Twelve Monkeys, eylülün son haftasında siz sevgili okurlarımıza 13. Pazar Sinema Kulübü tavsiyemiz. Özellikle Bruce Willis ve Brad Pitt’in oyunculuklarıyla taçlanan bu yapımı kaçırmamanızı tavsiye ederiz. Eğer filmin tadı damağınızda kalır, benzer işler tüketmek isterseniz de, filmden esinlenerek çekilmiş olan ve halihazırda dört sezonu bulunan 12 Monkeys bir dizi mevcut. Özellikle bilim kurgu sevenlerin bu diziye bir göz atmalarını tavsiye ederim. Bugünlük bizden bu kadar, hepinize biyolojik saldırılardan uzak bir hayat umar ve iyi pazarlar dilerim.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/09/PSK132.jpg);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}