Laf Arası – Geçtiğimiz Haftanın Öne Çıkan Fragmanları

İki lafbaz arkadaş oturduk, geçtiğimiz haftanın öne çıkan fragmanlarını sizler için kısaca yorumladık. İşte huzurlarınızda, Laf Arasında değindiğimiz o yapımlar:

 

CREED II

Kubilay: Başarılı bir ilk filmin ardından Creed geri dönüyor. Michael B. Jordan, Tessa Thompson ve Sylvester Stallone gibi yıldız isimlere sahip Creed, Ryan Coogler yönetmenliğinde mazinin derin sularına gömülmüş Rocky efsanesini tekrardan gün yüzüne çıkarmıştı. Baş rollerdeki isimlerini koruyacak olan ikinci filmin son fragmanı geçtiğimiz günlerde seyircilerin beğenisine sunuldu. Açıkçası Creed II’nin fragmanı için oldukça gaza getirici bir video diyebiliriz. Soğuk Savaşın Hollywood’daki temsili Ivan Drago – Rocky Balboa mücadelesinin geri dönüşü, Apollo’nun Ivan ile dövüşürken ölmesi, Adonis’in adeta intikam maçına çıkıyor oluşu; tüm hepsi film için merak ve heyecan uyandırıyor. Rocky IV ile yarım kalan hikaye 21 Kasım’da tamamlanacak. Heyecanlıyım, kan istiyorum.

Tolga: Sabırsızlıkla beklediğim Creed 2’den yeni bir fragman geldi.  Benim gibi hayranları tavlamak için Rocky ile Ivan’ın yıllar sonra karşı karşıya gelmesi, Creed – Drago rövanşı duygusunun dolu dolu işlendiği bir fragman olmuş. Ayrıca her ne kadar Adonis’in, (Michael. B. Jordan) intikam için rimge çıktığı gösterilse de, bir sürprizle karşılaşma ihtimalimiz de yok değil.

Türkiye vizyon tarihi 21 Kasım 2018.

 


X-ME N: DARK PHOENIX

Kubilay: X-Men evreninin en gereksiz filmi olarak gördüğüm X-Men Dark Phoenix bana rağmen geliyor. Oldukça klişe bir süper kahraman fragmanına sahip serinin yedinci, açıkçası beni hiç heyecanlandırmıyor. Bildiğimiz ve gördüğümüz kadarıyla 2006 yapımı ‘X-Men: Last Stand’ ile aşağı yukarı benzer bir hikaye sahip Dark Phoenix’in, bol günahlı bir yapım olmasını bekliyorum. Öncelikle Fox’un koca evrende başka bir villian kalmamış gibi yeniden Jean Grey’e dönmesi beni bayağı bir şaşırtmıştı. Ayrıca Sophie Turner, Tye Sheridan, Nicholas Hoult, Kodi Smit-Mcphee, Alexandra Shipp gibi daha yeni kurdukları ve oldukça genç isimlerden oluşan orijinal X-Men ekibini, şöyle tadını çıkararak adam akıllı bir maceranın içinde izleyemedik. Hal böyleyken ekibin Jean Grey’i önemsemesi bana biraz kel alaka geliyor. Tüm bunlara ek olarak Michael Fassbender, James McAvoy ve Jennifer Lawrence gibi yıldızların son X-Men filmi olabileceği Dark Phoenix’i 7 Haziran 2019 tarihinde kafamda soru işaretleriyle izlemeye gideceğim, umarın beni haksız çıkarır.

 

Tolga: Küçüklüğümde gün gün saatini sıkı takip edip, çizgi filmini izlediğimden olsa gerek ilk izlememde X-Men filmlerini beğenerek salondan çıkarım. Serinin özellikle son filmlerini tekrar izledikçe o sevdiğim X-Men tadını alamadım. Dark Phoenix’in de gözümdeki yeri,  Apocalypse harcandıktan sonra Jean Grey hikayesini tekrar ısıtıp önümüze koyulacağı normal bir film. Ama X-Men’i çok seviyorum ve bu filmi de muhtemelen sinemada izleyeceğim. Jean çok güçlü bir mutant, Apocalypse’le başa çıkamayan ekip bu sefer neler yapabilir emin değilim ve bu sefer günü kurtaracak bir Logan da yok. Merak ettiğim kısımlardan biri de filmin X-Men dünyasının geleceği hakkında bizlere bilgiler sunacak mı izleyip göreceğiz.

 


FANTASTIC BEASTS: THE CRIMES OF GRINDELWALD

Kubilay: J.K.Rowling’in yarattığı Büyücülük Dünyası’nı Harry Potter ile seyircilerle tanıştıran Warner Bros.’un, serüvene ‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ filmiyle devam etmesi çok doğru bir karardı. 2016 yılında vizyona giren film ve özellikle Newt Scamneder, Potterhead hayranlarının gönlünü kazanmıştı. Fragman ışığında rahatlıkla diyebilirim ki heyecan kaldığı yerden devam ediyor. Her şeyden önce fragmanı çok beğendiğimi söylemeliyim. Zira videoda çıkan her sekans ile birlikte filme olan merakım katlanarak arttı. Her yapılan büyü, her gösterilen mekan veya her yeni tanıştığımız canavar ile birlikte film gizemi had safhaya çıkıyor. Ayrıca Johnny Deep’in Grindelwald’u ile Jude Law’un Dumbledore’unu seyredecek olmak ayrı bir keyif olacak. Bugün konuştuğumuz dört film arasında, fragmanını tekrar tekrar seyrettiğim tek yapım olan: The Crimes of Grindelwald’u sabırsızlıkla bekliyorum. 16 Kasım’a daha var, dön artık Newt Scamender.

 

Tolga: ‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ serisi Potterhead ve seriyi keyifli bulanlar için kurtarıcı niteliğinde hayatımıza girmişti. Bizleri seneler sonra tekrar Büyü Dünyası’na sokan bir fragmanla karşı karşıyayız. Dumbledore’u gençliğinde göreceğimiz için mi yoksa bildiğimiz ve yeni öğreneceğimiz büyüleri göreceğimiz için mi heyecanlansak bilemiyorum. Fragmanda ilgimi çeken kısımlardan biri Dumbledore neden kendisi yerine Newt’i Grindelwald’ın peşine gönderdiği. Bu kısım filmin içinde kesinlikle açıklanacaktır. Bir diğer dikkatimi çeken kısım ise Nagini’nin (Harry Potter serisinde Voldemort’un yılanıydı) ufak bir hikayesi mi olacak yoksa hikayeye doğrudan etki edecek birlikte göreceğiz. Açıkçası fragman çokça gizemle dolu ve ‘The Crimes of Grindelwald’u bu yüzden merakla bekliyorum.

 


BUMBLEBEE

Kubilay: Bumblebee, benim açımdan haftanın en şaşırtıcı fragmanı oldu. Transformes, çizi filmin izleyerek büyüyen herkesi kendine hayran bırakmış bir fenomendi. Bu yüzden 2007 yılında ilk Transformes filmi çıktığında birçok kişi gibi ben de keyifle tadını çıkarmıştım. Ancak yıllar geçtikçe ve seri ilerledikçe bu keyif kayboldu. Yönetmen Michael Bay’in kamera ve görsel şov sevdasından ötürü gün geçtikçe Transformeslar daha mekanik ve ruhsuz bir hale büründüler. Seride hikayenin bir önemi kalmazken, bol maliyetli aksiyon sahneleri kolajı izler hale geldik. Açıkçası Bumblebee belki de bu yüzden beni bu kadar etkiledi. Bu film Transformes’a ihtiyaç duyduğu hikaye ve ruh geri kazandırabilir. Ayrıca seride ilk kez bir film Michael Bay tarafından yönetilmeyecek. ‘Kubo ve Sihirli Telleri’ filmiyle tanıştığımız Travis Knight, Bumblebee’nin yönetmen koltuğuna oturuyor. Kubo’nun kendine has temasını ve keyifli anlatımını düşününce seri için ümitlenmemek elde değil. Çok değil bu yılın sonunda, 21 Aralık’ta vizyona girecek Bumblebee bakalım nasıl bir performans ortaya koyacak.

 

Tolga: Çoğumuzun “İyi güzel aksiyon var da ruh yok.” dediği Transformers serisi Bumblebee’nin hikayesi ile geri dönüyor. Daha önceki filmlerin anlamsızlığı yapımcıları tarafından da fark edilmiş olsa gerek ki; çoğu kişinin beğenisini kazanmış, ‘Autobotların’ sempatik ve güçlü savaşçısı Bumblebee’ye solo film çekme kararı almışlar. Şimdilik fragmanla güzel bir atmosfer oluşturdular. Umarım sinemada izlerken de aynı atmosferi koruyabilirler. Fragmanda, Optimus da hologram yoluyla seyirciye göz kırpıyor. Yıl sonunda iyisiyle kötüsüyle hala güzel bir film beklediğmiz seri, bakalım bu sefer bizi mutlu edecek mi?

 

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/10/laf-arası.png);background-size: cover;background-position: center top;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}