Kekremsi Bir Bilim Kurgu Yapımı: NIGHTFLYERS

Nightflyers, fragmanı yayınlandığı günden itibaren gün saydığımız bir yapımdı. Güzel bilim kurgu eserine nadir rastladığımız şu günlerde dizi, tanıtım videosunda vaat ettikleriyle bizi cezbetmişti. Dahası George R. R. Martin imzalı eserden uyarlanıyor oluşu, özellikle barındıracağı aksiyon ve gerilim ögeleri bakımından takibimize almıştık. Bu yüzden dizi, Netflix platformu üzerinde Türkiye’de gösterilir olduğunda ilk iş oturduk izledik. Bugün burada LafAlem’in spoilerdan arınmış ortamında Nightflyers’ı konuşacağız.

 

 

Girişimizi kısaca Nightflyers’ın hikayesinden bahsederek yapalım. Pek çok bilim kurgu eserinde de görmeye alıştığımız gibi dizinin öyküsü, izleyiciye kapılarını gelecekte ve yok olmanın eşiğinde olan bir dünyada açıyor. Takvim 2090’lı yılları gösterirken yerküre ekolojik olarak mahvolmuş durumdadır. Dahası insanlık iki kez ‘Selyo’ olarak adlandırılan virütik hastalık ile kırılmış, sayısız can kaybı yaşanmış. Hal böyleyken gezegenin ileri gelen bilim insanları, yaşam süresi dolan dünyadan ayrılmanın ve uzayda yeni koloniler kurmanın peşindedir.

Karl D’Branin’in ise bu konuda farklı bir fikri bulunmaktadır. Uzayı inceleyen Karl, bir cismin olağanın dışında bir hareket ettiğini farkeder. Söz konusu cismin hesaplı bir rotada yolculuk ettiğini düşünen kahramanımız, bunun dünya dışı canlılara ait bir gemi olduğunu iddia eder. Yaptığı sunumlarda Volcryn olarak adlandırdığı bu gemi ile iletişime geçmeleri gerektiğinden, bu sayede dünyanın kurtulabileceğinden bahseder. Fakat meslektaşlarından beklediği desteği alamaz. Karl D’Branin’in aksine diğer bilim insanlarına göre Volcryn’ın gerçek olma olasılığı yok derecede azdır.

Yine Karl, dünyadaki en doğru kişinin güvenini kazanır. Roy Eris, annesinin kurduğu ve amacı uzayda yaşanabilir koloniler kurmak olan şirketin başındadır. Dahası Nightflyers adlı uzay gemisinin de kaptanlığı yapmaktadır. Roy ve mürettebatı tıpkı D’Branin gibi Volcryn’i tespit etmiştir. Dünya dışı varlıklar ile iletişime geçmek için Roy Eris, Karl ile görüşür. Ondan gerekli ekibi toplamasını isteyen kaptan, daha önce insanoğlunun yapmadığını yapıp boşluğa çıkarak Volcryn’ın peşine düşecektir. Günün sonunda dünyanın kaderi Karl ve ekibine dahası Nightflayers’a bağlıdır.

 

 

Yukarıda bahsettiğiniz üzere başlayan dizinin heyecanı ve gerilimi bol bir serüven vaat ettiği şüphesiz. Zira uzayda geçecek aşağı yukarı her hikayenin izleyiciyi heyecanlandıran bir tarafı vardır. George R. R. Martin imzası taşıyan öykünün potansiyeli de fazlaydı. Bununla birlikte ne yazık ki Nightflyers bizim beklentilerimizin epey bir altında kaldı.

Bunun en önemli sebebi dizinin senaryosu. 10 bölümlük yapımda kahramanların asıl amacı Volcryn’a ulaşmak. Fakat bunun yanında gemi ve mürettebatın başın çok şey geçiyor. Hikayede devamlı olarak bir şeyler yaşanıyor ve her bir yaşananın ana öyküye etki ettiğini iddia edemeyiz. İzlerken zaman zaman olayların nedeni sorgular oluyorsunuz.

Ayrıca bu ‘mini öyküler’ dizinin odağını da gereksiz dağıtıyor. Volcryn’a olan yolculuktan bağımsız yaşananların bir yere bağlanamamış. Dahası yan hikayelerin benzerlerini bir şekilde izlemiş ya da okumuşuzdur. Nightflyers uzayda bilinmezliğe giden bir macera olmasına rağmen bize yeni bir şey katmadı. Tüm bunlar düşünülünce yazarların hikayeyi uzatmak pahasına eklediği kısımlar diziyi tahmin edilebilir ve sıkıcı kılmış.

Senaryo diğer büyük bir günahı ise içinde büyük zaman boşluklarının yer alması. İki bölüm ard arda günlük maceralara tanık olurken, peşine giren altı aylık bir zaman atlaması diziyi mahvetmiş. Dizide bir anda karakterlerde büyük değişikler yaşanıyor, gemideki hayat tamamen tersine dönüyor. Dahası bu değişimlerin sebebi, senaryoda altı boş, temeli çürük diyaloglar ile geçiştirilmiş. Bir şeyleri açıklamak için tercih edilen bu ucuz yol, daha çok hikayeyi alt üst etmekle beraber izlerken de tatların kaçmasına sebep oluyor.

Sonuç olarak Nightflyers, beklentilerimizin epey bir altında kaldı. Hikayesi bir yana dizi, göze çarpan bir kaç oyuncu dışında genel olarak ortalama bir yapım. Fakat özensiz yazılmış senaryosu ne yazık ki tüm artıları da gölgelemiş. En nihayetinde Nightflyers, ağızlarda kekremsi bir tat bıraktı.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/07/nightfly.jpg);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}