Karşınızda Yedi Denizin Hakimi AQUAMAN

Bu yılın sonunda vizyona girecek olan, DCEU’nun sıradaki filmi Aquaman’in ilk fragmanı; geçtiğimiz günlerde gerçekleşen San Diego Comic Con’da beğeniye sunuldu. Balıkla rla konuşabilen Arthur Curry’nin hayat hikayesini konu alacak olan filmin tanıtım videosu izleyenlerde heyecan yarattı. LafAlem olarak bizim ise Aquaman ile ilgili soru işaretlerimiz mevcut. Özellikle Warner Bros’un önceki DC yapımlarını düşününce film için biraz temkinliyiz.

 

 

Fragmandan izlediğimiz üzere filmde, Justice League ile birlikte az çok tanıdığımız Arthur’un hayat hikayesine değineceğiz. Anne babasının tanışmasından çocukluğuna, yaşamından bir çok önemli kısım zaten fragmanda yer alıyor. Yine anladığımız kadarıyla bu hikayenin ötesinde Aquaman daha çok, yasal bir varisin tahtına ve halkına sahip çıkmak için memleketine geri dönüşünü konu alacak. Tahtta oturan filmin kötüsü üvey kardeşi ile savaşacak olan Arthur, kör kör parmağım gözüne bir şekilde her şeyin sonunda tacı hak eden kişi olacak.

 

Nasıl bu hikaye size tanıdık geliyor mu? Sanki son yıllarda buna benzer bir hikayeyi beyaz perdede izledik. Hem de DC’nin can düşmanı Marvel’ın elinden. Pek çok kişinin konuştuğu üzere Aquaman DCEU’nun Black Panther’ı olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Gizemli ve bir o kadar göz alıcı bir şehir her iki filmde de mevcut. Varislerden biri halkının gelişmişliğinden gelen gücü kullanarak tüm dünyaya egemen olmak istiyor, diğer varis ise halkını korumak ve diğer insanlara yardımcı olabilmek. Yine bir varis kendi halkının geleneklerine bağlı büyütülmüş iken diğeri gurbette çevresi tarafından hor görülerek büyümüş. Söz konusu iki film sonunda da, tek taht ve iki aday olmasından dolayı, bir savaş yer alıyor. Daha doğrusu Aquaman için konuşacak olursak,görünen o ki  hikaye Wakanda’nın hakimi Black Panther’ın hikayesine oldukça benzer olacak.

 

 

Peki bu ne kadar önemli? Konuşulduğu gibi bu benzerlikler Aquaman’in kötü olacağı anlamına mı geliyor? DC artık kurtuluşu Marvel’ın peşinden gitmekte mi arıyor?  Bu soruların cevabı benim için kesin bir hayır. Zira ben Black Panther’ı hikayesinden ötürü sevmedim. Filmin beni kendine aşık etmesindeki en önemli etken, izlettirdikleri Wakanda’ydı. Sadece Wakanda şehrinden bahsetmiyorum. Marvel’ın Wakanda’yı bir bütün olarak yaratmasından bahsediyorum. Tüm kültürü, gelenekleri ve yaşamı ile koca bir halk yarattılar. Bence bu yüzden Black Panther etkileyici bir filmdi.

 

Aquaman’e dönecek olursak, film hedeflediği başarıyı yakalamak istiyorsa bize görkemli bir Atlantis sunmalı. Sadece suyun altında yer alan, fütüristik bir şehir yaratmaktan bahsetmiyorum. Umarım bize Atlantisliler ne yer ne içer bunun hakkında bilgi verirler. Ya da nasıl giyinir, neye üzülüp sevinir bundan bahseder film. Oyunculuklar veya hikayesiyle değil eğer hayatımıza koca bir Atlantis halkı sokar ise Aquaman iyi bir film olacaktır.

 

Sonuç olarak Black Panther – Aquaman benzerliğini umursamıyorum. Filmin başarılı olması hikayenin ötesinde etkenlere bağlı. Bence kilit taşı ise Atlantis. Şehir ve halkı eğer iyi kullanabilirse, izleyicileri etkileyecektir. Ülkemizde 21 Aralık’ta vizyona girecek filmin bunun altından kalkıp kalkamayacağını görüceğiz. Fakat Warner Bros, Aquaman’de de istediği gişeyi yakalayamazsa; Black Panther’a kıyasla başarısız sayılacak ve DC ile Marvel arasında geçen taht savaşının kazanını artık kesinleşmiş olacaktır.

 

 

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2018/07/aquaman.jpg);background-size: cover;background-position: center top;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}