AYLA Neden OSCAR Kazanmadı?

Akademi Ödülleri ya da bilinen adıyla Oscar’ın, sinema dünyasının en gözde ödül töreni olduğu su götürmez bir gerçek. Her sene heykelciklere, doğru kişilere verilip verilmedikleri tartışılıyor olsa da, medyada duyulan ilgi ve törenin sahip olduğu gösteriş, organizasyonu oldukça değerli kılıyor. Özellikle reklam ve pazarlama açısından büyük getirilere sahip olması Oscar’ı, yapımcıların ve Hollywood’un vazgeçilmezi kılıyor.

Her yıl şubat ayı yaklaştıkça da tüm dünyada törene duyulan ilgi hızlıca tırmanır. O sene kimin sunucu olacağı, aday filmler ve oyuncular, kırmız halı heyecanı derken, Oscar’ın büyük bir şov olduğunu kabul etmeliyiz. Söz konusu cümbüş, heykelcikler sahiplerini buluncaya kadar medyadan yoğun bir ilgi görmekte. Ülkemizde de bir çok kez haberlere konu olan bu ödül töreni, iki senedir yerli bir yapım ile gündemi meşgul ediyor. Kore Savaşı’nda yer alan Türk Subayı Süleyman’ın, beş yaşında savaş mağduru Koreli bir kıza sahip çıkmasını konu alan Ayla, uzun bir süredir Oscar’a aday olması ve alamaması ile ilgili konuşuluyor. Ben de huzurlarınızda Ayla’nın bu serüvenini mercek altına alıp laflamak istedim. Ayla neden Oscar kazanmadı?

Aslında tüm bu ödül yolculuğu, film daha vizyona girmeden başladı. 27 Ekim 2017’de seyirci huzuruna çıkan yapım, bu tarih öncesinden gerek televizyon ve internet fragmanlarında gerekse toplu taşımadan gişe önüne tüm posterlerinde, ‘Türkiye’nin Oscar Adayı’ filmi olarak tanıtılıyordu. Yapımcılığını Mustafa Uslu’nun üstlendiği Ayla’nın, reklam politikası bu vurgu etrafında şekilleniyordu. Açıkçası ülkemizde pek sık rastlamadığımız bu iddia, çoğu izleyicinin ilgisini çekmişti. Peki ya tüm bu adaylık mevzusu ne kadar doğruydu. Dahası törene daha beş ay varken, Ayla Oscar’a aday olabilir miydi?

 

 

Net konuşmak gerekirse tüm bu soruların tek bir cevabı var: Ayla hiçbir zaman Oscar’a aday olmadı. En iyi yabancı film dalında, tüm o reklamlarda iddia edildiği üzere bir adaylık söz konusu değildi. O ”Türkiye’nin Oscar Adayı” ünvanındaki kasıt ise yapımın akademiye başvuruda bulunmasıydı. Kısacası Ayla; Oscar adaylığına adaylık için aday olmuş bir yapımdı.

Daha açık ifade etmek gerekirse; yıllık düzenlenen ödül töreninde en iyi film seçilmenin yolu her seferinde aynıdır. Eğer kırk dakikadan uzun bir yapıma sahipseniz ve akademinin belirlediği tarihten önce başvuru formunu doldurup, yine akademinin istediği meblağadaki para yatırırsanız, siz de Oscar’a başvurmuş oluyorsunuz. Başvurucu sürecinin sonlanmasının ardından, akademinin pek çok ülkede yer alan üyeleri tarafından müracat etmiş yapımlar değerlendirmeye alınır ve yaklaşık on beş film yer aldığı ‘Oscar Aday Adayları’ listesi oluşturulur.

Kalan filmler akademi tarafından incelenir, üyelerin seçimleri doğrultusunda törende yer alan yapımlar ve heykelciğin sahibi belli olur. Zaman zaman adayların ve kazananların, bu ünvanları ne kadar hak ettikleri birer soru işareti olsa da, Los Angeles’ta yapılan tören sonunda o yılın en iyilerine ödülleri takdim edilir. Kısacası bir film yaşayabileceği Oscar serüveni maksimum bununla sınırlıdır. Yazımızın konusu olan Ayla filminin tüm akademi macerası ise sadece başvuru süreciyle sınırlı kaldı. Özetle Ayla hiçbir zaman Oscar adayı olmadı.

 

Açıkçası yapım, posterlerdeki yanlış söylem ile birlikte başarılı bir reklam çalışması gerçekleştirdi. Ayla, yaklaşık beş milyon beş yüz bin seyirci tarafından tercih edildi. Hatta film, Haziran 2018’de ikinci kez vizyona girdi. Yakalanan bu gişe başarısı, günümüzde yapımcı Mustafa Uslu önderliğinde yeni yarı-biyografik yerli yapımlarının çekilmesine öncelik ediyor. Fakat nedense olaydan bir yıl geçmişken ve yine bir ödül törenine yaklaşmışken, Ayla mevzusu yeniden hortladı. Mustafa Uslu, Sonat Bahar’a verdiği röpartaj ile yeniden ilgi ve tepkileri üzerine çekti.

Sabah Gazetesinde yayınlanan röportajda konuşan yapımcı, “İlk kez size söylüyorum bunu. Biz Ayla filmiyle Oscar Ödülleri’nde son dört saate kadar sekizinci sıradaydık. Benim bir konuşma yapmam istendi. Eğer ben o konuşmayı yapsaydım, biz Oscar’ı almıştık. Ama ben hayatım boyunca, ne bayrağıma, ne vatanıma, ne milletime asla ihanet etmem, kötü bir şey söylemem. Bunu yaparak bir yerlere gelmek hiç tarzım değil.” sözlerini sarfetti. Devamında konuşma içeriğinden de bahseden Uslu, akademi Türk temsilcisinin Ayla’ya oy vermemesinden yakındı.

Sayın yapımcının atladığı detay ise Ayla akademi tarafından Oscar’a layık görülmedi. Dahası film aday listesinde bile yer almıyordu. Hatta aday adaylarının bulunduğu kısa listede bile yapımın adı geçmiyordu. Son dört saate kadar sekizinci sırada olunacak, sçz edilen konuşma yapılsa heykelciğin alınacağı bir durum hiçbir zaman olmadı. Zira Oscar’ın aday süreci genellikle en geç aralık ayı başlamadan son bulur. Aralık içerisinde kısa liste, ocakta da adaylar açıklanır. Ödül ise Şubat ayının sonunda yapılan törenle sahibine teslim edilir. Ayla ise ne yazık ki daha aralık ayında açıklanan kısa listede yer almıyordu.

Mustafa Uslu’nun, özellikle son zamanlarda büyük bir pazarlama etiketine dönüştüğü ve prestijini kaybettiği konuşulan Oscar üzerinden, bu kadar yanlış sözler kullanarak yapımını yüceltmeye çalışmasını, biz LafAlem olarak anlamlandıramıyoruz. Elde ettiği başarıya ve bir sonraki projelerine gölge düşüren bu söylemlerine, tuhaf bir şekilde devam etme ısrarı bizim için en büyük soru işareti. Yine de cevaplandırabileceğimiz bir soru var ki, o da bu yazımızın konusu: Ayla neden Oscar kazanmadı? Ayla Oscar kazanmadı çünkü akademi onu aday göstermeye dahi layık görmedi.

 

 

 

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.lafalem.com/blog/wp-content/uploads/2019/01/Ayla2-1.jpg);background-size: cover;background-position: center bottom;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 550px;}